Kanser teşhisi yalnızca tanı almış bireyi değil, hastanın tüm aile üyelerini ve yakın çevresini derinden etkileyen ciddi bir kriz sürecidir. Ağır tablolarda aile bireyleri hızlı ve yoğun tepkiler verebilir; özellikle geçmişinde kansere bağlı kayıp öyküsü bulunan ailelerde en kötü senaryolar çok daha kolay tetiklenebilir.
Kanser sürecinde aileden genellikle bir kişi birincil bakım veren rolünü üstlenir. Ancak bu rol; bakım verenin kendi sağlığını ihmal etmesine, yüksek düzeyde tükenmişlik ve depresif belirtiler yaşamasına neden olabilir. Hastalığın ilerlediği tablolarda bakım verenin desteğe duyduğu ihtiyaç belirgin şekilde artar.
Tedavi sürecinin getirdiği maddi zorluklar, ev içindeki rollerin değişmesi ve hastanın bakımını üstlenmek için işini bırakmak zorunda kalan bireylerin işsiz kalması gibi faktörler, kanserin yol açtığı "ikincil kayıplar" olarak ortaya çıkar. Bu nedenle kanserle mücadelede yalnızca hastaya değil, bakım veren aile bireylerine de psikososyal destek sağlanması şarttır.


Henüz Yorumunu paylaşan olmamış.
İlk yorumunu paylaşan sen ol!
Yorumunu Paylaş